Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.
Türkan, Dönüş ve Derya... Biri güzelliği, biri uysallığı, diğeri de asiliğiyle dillere destan, birbirlerine delicesine bağlı üç kız kardeş... Yaşıtları gibi basit hayaller kurarken ne geçmişlerindeki gölge onların peşini bırakacak, ne de talihleri onlardan yana olacaktır. Üç kız kardeş, anne ve babalarıyla mutlu bir hayat sürerken Türkan’ın yaptığı evlilikle birlikte kara bulutlar ailenin üstünde gezinmeye başlayacak, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Türkan, mahsur kaldığı masalsı şatoda mutsuzluğuna kılıflar dikmeye çalışırken Dönüş’ün hayatı, geçmişten gelen büyük sırla alt üst olacak, Derya da dönüşü olmayan bir yola adım atacaktır. Sadık ve Nesrin’se kızlarını uçurumun kenarından alabilmek için bazen kendilerini, bazen de birbirlerini kaybetme noktasına geleceklerdir.